Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Batı işbirlikçisi Mali hükümeti ile Müslüman halk arasında yaşanan çatışmaları bahane ederek, geçtiğimiz ay bu ülkeyi işgal eden Fransa, bugüne kadar yüzlerce sivili katletti. Sebep olduğu can kayıplarının yanı sıra, on binlerce Maliliyi yurtlarından sürgün eden işgal ordusu, dünyanın gözleri önünde zulümlerini sürdürmeye devam ediyor. Fransız ordusu, Mali’nin sivil halkına yönelik sürdüğü işgal, sömürü ve zulümlerin yanı sıra çeşitli psikolojik işkencelerle de yerli halkı sindirmeye ve teslim olmaya zorluyor. Mali’de yapılan askeri operasyonlardan basına yansıyan bir fotoğrafta, işgalci Fransız askerleri iskelet maskeleri takarak baskın yaptığı köylerde, masum insanlar üzerinde korku psikolojisi oluşturmaya gayret ediyor. Bunun yanında işgal ordusunun operasyon yaptığı bölgelerde zincirlerle birbirine bağlanmış, bedenleri asitle yakılmış ve elektrik şoku uygulanmış cesetlerin bulunması, Fransızların Mali topraklarında yaptığı mezalimi açıkça ortaya koyuyor.
Haçlı ittifakı işgalde seferber oldu!
Irak ve Afganistan’da olduğu gibi İslami grupların varlıklarını bahane ederek “terörizmle mücadele” adı altında katliamlar gerçekleştiren “Haçlı ittifakı”, Mali’de de işbirliği yapmaktan geri kalmadı. İşgallerin baş sorumlusu ABD Başkanı Obama, Fransa ve Çad’ın, Mali’deki katliamlarına destek için Pentagon’un bütçesinden 50 milyon dolarlık askeri destek sağladığını duyurmuştu.
İşgale destek veren diğer bir batı ülkesi İngiltere ise, Fransız ordusuna ait araç ve ekipmanların Mali’ye nakliyesi için kullanılacak C17 tipi askeri kargo uçaklarını Paris’e göndermişti. Ayrıca yapılan başka bir açıklamada, İngiliz Hava Kuvvetleri’ne ait casus uçakları ve insansız uçakların Afrika’ya gönderilmek üzere hazır bekletildiği bildirilmişti.
Mali’yi uzun yıllar işgal altında tutarak kendi kültürünü ve dilini emperyalist bir anlayışla zorla benimseten Fransa’nın, yaklaşık 100 yıl önce çekildiği Mali’yi işgal sürecinde, geride bıraktığı katliam manzaraları hafızalarda canlılığını koruyor. Çıkarları uğruna dünyayı kan gölüne çevirmekten çekinmeyen Batı zihniyetinin Afrika’daki yansıması olan Fransa’nın Mali işgali, bölgede gittikçe güçlenen Müslüman güçleri yok etmenin yanı sıra ülkenin kuzeyindeki zengin uranyum yataklarını kontrol altına almayı hedefliyor. İspanya, Japonya, Almanya gibi ülkelerin parasal ve lojistik desteğinin yanı sıra, Batı Afrika Ülkeleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) üyesi Çad, Nijer ve Nijerya gibi batı işbirlikçisi Afrika ülkeleri de Mali’ye gönderdikleri askeri birliklerle işgale alenen destek veriyor.
Çocuk katili başkana da barış ödülü
Irak ve Afganistan’da milyonlarca masum Müslümanın kanına giren, Ortadoğu’da huzur bırakmayan ABD’nin başkomutanı sıfatına sahip olan Başkan Obama’ya da 2009 yılında Nobel Barış Ödülü verilmişti.
Pakistan’da ABD ordusuna ait insansız hava araçları ve askeri uçaklarının baskınlarda öldürdüğü yüzlerce masum çocuğun ve sivilin ölümünü, “böcek ezilmesi” olarak tanımlayan Obama’ya verilen bu ödül, Nobel organizatörlerinin üzerinde kara bir leke olarak iz bırakıyor.
Mali işgalinde de Fransa’ya açıkça destek veren ABD Başkanı Obama’nın, bir terör grubu olarak bahsettiği Malili mücahitleri yok etmek için Afrika’da, Guantanamo tarzı esaret kampları kurdurduğu da biliniyor. Şimon Perez ve Obama’nın yanı sıra, Filistin’de, Afganistan’da, Irak’ta yaşanan Müslüman katliamına göz yuman ve her dönemde açıklamalarıyla işgal devletlerine destek çıkan AB de geçtiğimiz yıl Nobel Barış Ödülü’ne layık görülmüştü.
Katili ödüllendirmek haçlıların genlerinde var!
AB ve ABD’nin başını çektiği Haçlı İttifakı’nın dünyaca tanınmış kurumları aracılığıyla, katliamları meşrulaştırma, katilleri kamuoyuna masum gösterme amacıyla düzenlediği ödül skandalları, sadece bununla sınırlı değil. Geçtiğimiz yıl, Filistin’de yaptığı zulümlerle tanınan İsrail Cumhurbaşkanı Perez de, ABD Başkanı Barack Obama tarafından Beyaz Saray’da düzenlenen törende ABD’nin en yüksek sivil nişanı olan Özgürlük Madalyası’na layık görülmüştü. Tören sırasında konuşma yapan Obama, ellerinde Filistinli masumların kanını taşıyan katil Perez için “Sizi ve politikanızı destekliyoruz. ABD, dünya genelinde birçok müttefiki ve ortağı bulunmasından dolayı şanslı. Tabi ki en güçlü müttefiklerimizden ve en yakın dostlarımızdan biri İsrail devleti. İsrail devletinin güvenliği müzakere edilemez, aramızdaki bağlar kırılmaz” sözleriyle büyük bir ikiyüzlülük örneği göstererek katil Perez’i “barış savaşçısı” olarak nitelemişti. 1948’den bu yana bir hançer gibi saplandığı Ortadoğu’da sayısız katliamlar gerçekleştiren, binlerce masum Filistinliyi şehit eden Siyonistlerin, barış ödülleri adı altında bu derece masumlaştırılması adeta Müslümanlarla dalga geçmekle eş değer görülüyor. Terör devleti İsrail’in Ortadoğu işgalinin başladığı 1948’den bu yana yaptığı katliamların her aşamasında aktif bir rol üstlenen Şimon Perez’e ayrıca 1994 yılında Nobel Barış Ödülü de verilmişti.